Üç şapkası var, bir de direği.
Kara file ne denir?
Toprağa basmaz, bacağı yok. Halıya basar, sahibi çok. Tamam mı? Bilmece bu.
Kolu var, bacağı yok, dikdörtgeni var, karesi yok.
Gökte gördüm bir köprü, rengi var 7 türlü.
Denizi var, suyu yok. Yolu var, arabası yok. Şehri var, insan yok.
Ağzı var, dili yok, kalbi yarık.
Ortası ateş üstü taş içinde milyonca baş
Şapkası yeşil, kıyafeti mor.
Aşağı iner takır tukur, yukarı çıkar şıpır şıpır.
4 ayaklı 1 bacaklı yer yer doymaz
Yeşil ceketli, kırmızı göbekli, siyah düğmeli.
Konuşur insan değil, gagası var, uzun değil.
En tatlı on hangisidir?
İtfaye niçin kırmızı kemer takar.
Top top yuvarlak, içinde çekirdek olur bazen
Öğütülür buğday değil, suda pişer aş değil, köpüklü ama sabun değil. Bil bakalım bu ne?
Hangi meslekteki çalışanların müşterilerinin ağzı açık kalır.
Bir öküz 1 saate 2 litre süt veriyorsa 3 saate kaç litre verir?
Pamuk gibidir güneşin yanındadır.
Ben giderim, o gider, üstümden gölge eder.
Bazı kişiler zorlanır çözmekte. İp değil, ne bu?
Kanatları var ama kuş değil yüzer ama balık değil
Benim bir ipim var, sararım sararım bitmez.
Elleri var kullanamaz, gözleri var kırpamaz.
Aylinin babasının 5 kızı var, birincisi Çaça, ikincisi Çeçe, üçüncüsü Çiçi, dördüncüsü Çoço, beşinci kızın adı ne?
Bazıları yıldız bazıları gezegen der.
Dumanı tüter, paraların boşa gider, onu içersen eğer, ciğerini zedeler.
Telde yürür görünmez, ev ev gezer üşenmez.
Ay varken açarlar, gün varken kaçarlar.
Vurma, tutma, yakalama, fırlatma. Hepsi var, Japonya’da doğmuş bu spor dalında.
Tek kapaklı içinde bilgi saklı
Arı gibi vız vız eder, gece gündüz başımızda gezer.
Göbeği var hanım değil, düdüğü var polis değil
Derin denizlerde birçok canlı yaşar. Orada da dağlar ve vadiler var. Bir de sıcak soğuk akıntılar. Bu bilim dalında çalışanlar, bu konularda araştırma yapar.
Bahçede çıkar azamı yakar.
Tarlada yeşil, bakkalda siyah, evde kırmızı olan şey nedir?
İstanbul’da pişer kokusu buraya düşer.
Siyah tabakta, inci boncuklar.
İnsan en çok ne kırmayı sever.
Upuzun uzarım ağızda büzülürüm, can sıkıntısını gideririm.
Burnu var, kulağı yok. Kömürden gözleri, kışın kraliçesi.
Bir kovanda bin arı, bini çalışkan arı, balları baldan tatlı, canları candan tatlı.
Çok sevilir bu spor dalı, vardır takımların pek çok taraftarı. Penaltı atışlarıdır bu sporun en heyecanlı yanı.
Dal üstünde kara kız
Bilmece bildirmece ayak altında kadırmaca.
4 Ayağı Var Ama Asla Yürüyemez
Her şeyi yer ama doymaz nedir.
Lamba yandı, İS oldu. Tabak düştü, TAN dedi. Annem bunu BUL dedi.
Sıra sıra odalar birbirini kovalar…
Ayağı vardır ama yürüyemez.
6 Kara koyunun kaç ayağı vardır.
Bir baktım tak, bir baktım tik, bir de baktım zaman geçmiş?
Uyuduğu zaman her yer karanlık olur.
Meyvelerin en güzeli, yemyeşil bahçe gibi.
Minareden attım, kırılmadı. Suya attım, kırıldı.
Tarlada biter, makina büker. Sabah akşam elimi yüzümü öper.
Hep renklendirir, çevremi şenlendirir.
Dağdan gelir, taştan gelir, Tintin sakallı eniştem gelir.
Bir bahçıvan sonbahar mevsiminde bahçesine ilk ne atar?
O iken c olur, c iken o olur.
Bir pencerem var kapalı, etrafı var saçaklı
Buradan attım bir oku, oradan çıktı bir ucu.
Yumurta sevmeyen biri hangi yumurtayı yer?
Dört ayaklı Fil aklın varsa bil.
Kimseye görünmeden sınıftan dışarı ne çıkar?
Gökte Gider İzi Yok, Arkasında Tozu Yok.
Bir çarşafım var, bütün dünyayı kaplar.
Çocukların en çooooook korktuğu şehir hangisidir.
Yükseldikçe küçülür, alçaldıkça büyür.
Ben giderim, o gider, başıma gölge eder.
1 Beyaz Tepsi İçinde Dünyanın Hepsİ.
Bir ağaçta on iki kuş var, sen vurdun bir kuş, geriye ağaçta 11 kuş kalır.
Baldan tatlı taştan ağır, elde tutulmaz, çarşıda satılmaz, mendile konulmaz, ondan tatlı bir şey olmaz
Erkek atlar evlenince ne olur.
Yerden bakar yürek yakar, suyu körünce hortlak gibi kaçar.
Yeli var uçurmaz, akrep görse hiç durmaz?
Bir kutum var açılır, inci mercan saçılır.
Kolu var, bacağı yok, ağzı var, canı yok.
Annesi tembel, babası çalışkan, 60 tane çocukları var.
Eldeyken yürür bırakınca durur
Hırsız gelince neyi çalmaz?
Başı topuz, yaşı otuz.
Ben giderim, o gider arkamdan şip şip eder?
Gezer gelir kapının ağzında ağzını açar.
Yakarsam parti olur, yakmazsam öylece durur.
Sarı kız sarkıp durur düşeceğim diye korkup durur.
Karşılıklı sallanır yumruklar, hadi gelsin puanlar, kazanan için ringde yukarı kalkar kollar
Bir küçük fıçıcık içi dolu turşucuk
Bir kalbur boncuğum var, akşamdan atarım, sabahtan toplarım.
Çevrilince düğmelerimiz, açılır gözlerimiz.
Ufacık mermer taşı ne kulpu var ne başı, pişirirsen aş olur, pişirmessen kuş olur.
Üstü tavan altı tavan içinde kırmızı oğlan
Bomba patlıcana ne demiş?
Sıra sıra lambalar birbirini kovalar.
Benimle çok yemek yersiniz ama beni yiyemezsiniz.
Kanada var kuş değil boynuzu var koç değil
İskeletimizin boynumuzla karnımız arasında yer alan bölümü, akciğerlerimizi ve kalbimizi korumaktır rolü.
Vururuz suçu yok.
Bir sürü katı var, çok güzel tadı var.
Bir yaz mevsiminde 2 arkadaş bir restorantta bulunmuşlar. İçerdeki kahve ☕, dışarıdaki ise limonata içmiş. İçerdeki hasta olmuş, neden?
Alınca siyah kullanırken kırmızı işi bitince gri olan şey nedir.
Hangi kuşak bele takılmaz.
Sakalı var, hoca değil; süt verir, inek değil?
Sakalı var, dede değil; süt verir, inek değil.
Yargılanmadan asılan tek şey nedir?
İngilizce'de yaşlı olan sayı nedir?
Karnını demirle açtık, un içine nar saçtık.
Kuyruğu var canlı değil, konuşur insan değil, camı var cam değil bu nedir?
Altı tahta üstü tahta, içinde kanlı softa
Suya girer, millenir; sudan çıkar, dillenir.
Kibritle tutuşmaz, çakmakla yanmaz, odun atmam, kömür yakmam ama beni ısıtır.
Her şeyi yer ama doymaz.
Bir bağım var, uzundur uzun.
Altında soba üstünde duman
Akvaryumda 20 balık varmış, bunun 5’i suda boğulmuş. Kaç tane kalmış?
Üstü mermer altı mermer, içinde gelin oynar.
Ağaçta 22 tane kuş varmış, 3’ünü vurmuşlar. Kaç tane kuş kalmış?
Benim bir kuyum var, içi dolu suyum var.
Biz bizdik, ezildik, büzüldük, bir tahtaya dizildik.
Güneş girmeyen eve, o girer seve seve.
Kaç ilimizin sonunda Şehir kelimesi var?
Yerlerdeki su dönüşür buhara, söyle ne ad verilir bu olaya.
Yere düşer paslanmaz, gökte durur ıslanmaz.
Pamuk şekeri gibi tadı yok, gökte uçar kanadı yok.
Bir ağacı oymuşlar, içine sesleri koymuşlar. Yanlış söyleyince kulağını sıkmışlar.
Pat pat ayaklı, al dudaklı, güzel sesli, kırmızı fesli
Uzaktaki hedefe yapılan atışlarla, toplayan en yüksek puanı, kazanır madalya, avcılığa dayanan bu spor dalında.
Mini mini kuşlar camiyi taşlar, kendi kazanır ele bağışlar.
Gözümüzün süsüdür, tüm tozları süpürür
Dağda tak tak, suda şıp şıp, Aşın ayaklı burnu bıyıklı.
Kemiklerimizi birbirine bağlarlar, hareket etmemizde önemli rol oynarlar.
Yanar ateş değil, ısınır soba değil.
Ben ne idim ne idim, samur kürklü bey idim, felek beni şaşırttı, kızgın külde pişirtti.
Bütün dünyayı sarar, her yerde var.
Sporların en eskilerinden biri, tam da pehlivan işi, yere yıkmak rakibi.
En zor avlanan hayvan hangisidir.
Ha gitti kuşum, burnu gümüşüm, avı dağlarda, gözü yuvada.
Beş kardeş çalışkan, her biri işe alışkan. Bıkmazlar, usanmazlar beraber çalışmaktan.
Ampul yanar, fırın çalışır, tüm bu işlerin arkasında O vardır!
Adı olup da soyadı bilinmeyen şehrimiz hangisidir?
Kırma badem dili var, ne söylerse hoş gelir. Bir acayip laf söyler, gözlerinden yaş gelir.
Kabuğu sert, içi ak, kahvaltıların vazgeçilmezi, her evde bak
Bir ayı ne zaman sevinmez. (Bakalım kim bilecek.)
İçi maya dışı kara
Minik minik dişleri var, ne de büyük işleri var
Bize gösterir haberleri, izleriz deli gibi.
Ben çarparım o da çarpar, annemin klasik sözü.
En renkli kuşak hangi kuşaktır.
Ha iki teker ha uç teker, iki ayakta nasıl gider?
Bir adam bir lokantaya girmiş ve masaya oturmuş. Garson hemen adamın yanına gelmiş, ne demiş?
Yerim yerim bitmez, karnıma gitmez.
Kılçıklarını ayırırım, yemeye bayılırım.
Balıkların en korktuğu il hangisi?
Uzay, zaman, madde, her şey onun içinde, haydi bilmecem sizlere.
Dayak yer, suçu yok. Özür dileyecek ağzı yok.
Çeşitli vitaminleri üreten yararlı bakteriler bulunur orada, gerçekleşir suyun emilimi bu organımızda.
Kocaman bir gemi, soğuk denizlerin kahramanı! Yol açar başka gemilere, kırarak buzları.
Ben, sen, o, biz, onlar. Bilin bakalım, bu neyin ekleri?
Üstü zırhlı, içi vitaminli, ağaçtır evi, dallardır neşesi.
Yüksek ama kavak değil, güler ama insan değil, gündüzgezer, gece gizlenir, bilin bakalım bu nedir.
Bir küçük şeker dünyaya yeter.
Tarlada biter, makine diker. Sabah kalkınca yüzümü öper…
Yaprak kadar hafif, dağlar kadar büyük.
Buradan vurdum kılıcı, İstanbul’dan çıktı bir ucu.
Salı, Perşembe ve Cumartesi gününü kullanmadan ardarda gelen üç gün say.
Kanatları var, uçmuyor. Çiçek gibi ama solmuyor.
Kırmızı mendil denize düşerse ne olur?
Çarşıdan alınmaz, mendile konulmaz, yenilmez, içilmez, ondan tatlı şey olmaz.
Takla atarlar, burgu yaparlar, ama yine daima dimdik girerler suya. Ne güzel hareketler var bu spor dalında.
Pedal çevirilir, engebeli arazide engeller aşılır, hem de durulur dengede. Araç arızalanırsa bir de, bilmek gerek tamir etmeyi de.
Denizler neden tuzludur?
Zürafalar neden sıcak yemek sevmezler.
Ben giderim o gider, arkama para döker.
Soğan doğrar, gözü yanmaz.
Akşam bir bardak, sabah bir bardak.
İnsanı insan kılan, onu öteki canlılardan ayıran, kıldan ince kılıçtan keskin, doğru güzel kullanılmayınca, kullananın başına dertler açan, söyleyin bakalım bu nesnenin adı ne?
En sakar ilimiz hangisidir.
Saat kaç
Bir kutu içinde dönen iğne, yol gösterir kullanmasını bilene!
Baldan tatlı, zehirden acı, iyilik yapana duacı.
Okunur yazılır, çok da zevk alınır.
Yarısı yenir, yarısı yenmez, yarısı gider, yarısı gitmez. Yarısı yenir, yarısı yenmez. Nedir bu? Bil bakalım.
Ayakları var gidemez, yemek gelir yiyemez. Konulan yükü taşır da derdini söyleyemez.
Çok sıcak güneş değil, melek gibi ama uçmaz, çiçek gibi solmaz, sizce nedir?
Karada bayılır, suda ayılır.
Gündüz kaçar gece çıkar, şekilden şekile girer, bil bakalım bu nedir?
Kağıt üstünde dans eder, silgi hatalarını siler.
Yer altında evleri var, eğri büğrü yolları var.
Kuyruğu var fare değil, rengi siyahtır kömür değil
Okus pokus bir varız bir yokuz.
Dünyadan başka ayak basılan tek gök cismi, onun da var yer şekilleri!
İki camlı pencere bakıp durur her gece göz koydu göz üstüne. Bilin bakalım bu ne?
Bir akvaryumda 10 balık var. 3’ü ölür, 5’i boğulur. Akvaryumda kaç balık kalır?
İletişim ağı, bağlan ona keşfet dünyayı!
Gündüz dürülür, gece yayılır.
Suya girer ıslanırım, ağıza girer eririm, bil bakalım ben neyim.
Cankurtaran halkası, susamdanır markası, kimseye karşı yoktur, gösterişi cakası.
Bembeyazdır, tadı yoktur. Sence ne?
Motor gibi hızlıdır, genellikle Afrika’da yaşar.
Yazın soğuk, kışın sıcaktır, o her eve lazımdır?
Su içene kim dokunmaz.
Tuğladan yapısı, çamdan kapısı.
Dağa çıktım, çekiçle vurdum. Bütün mahalle duydu.
Mart mart martladı, yedi dağı atladı. Yedi dağın kilidi. Akşam bize gelen kim idi?
En müzikal kemik hangisidir.
Hangi ülkenin markası vardır?
Annenin iki katı kaçtır.
Dağdan gelir taştan gelir, ak sakallı eniştem gelir
Kardan adamın neyi eksiktir?
Dağdan gelir arık arık, ayağında demir çarık.
Bir horoz yumurtlayacaktır. Bir tarafı çakıl taşı, bir yanı ise pamuktur. Horoz hangi tarafa yumurtlar?
Top, kurdele, lobut, çember, sporcular müzik eşliğinde, sanki bir bale gösterisi sergilerler.
O odanın içinde oda onun içinde
Kat kat kadayıf bizim hanım çok zayıf zayıflığına yanmıyorum gözünün biri kayıp.
Bir ağacı oymuşlar, içine dünyayı koymuşlar.
Gelişi aslan gibi duruşu kaplan gibi yayılır hasır gibi
En temiz böcek hangi böcek temizdir.
Ayakları kürekli, ne kadar da yürekli, suda bir gemi.
Şekli J harfine benzer, karışır içinde besinler.
Memonun çiftliğinde koyun, inek, köpek ve yılan varmış. Memonun çiftliğindeki hayvanlar çiftliğe hırsız girdiğinde nasıl “Memo hırsız” derler.
Yangın olmayan yerde ne olmaz.
99 sayısını hiçbir sayı eklemeden nasıl 66 sayısına çevirirsin?
Zıp zıp zıplar ben vurunca daha çok zıplar.
Benim bir suyum var, dökerim bitmez.
Yılan gibiyim, toprağa yardımım dokunur.
Çıt dedi çiçek açtı.
İki camlı pencere, bilin bakalım bu ne, bakıp durur herkese, göz koydu göz üstüne.
4 Arkadaş birbirini kovalar ama yakalayamaz.
Hangi teker dönmez.
Sallar birbirine yumrukları iki sporcu, kalkamazsa on saniye yere düşen, olur nakavtla maçı kaybeden.
Bilgisayar bozulunca ne olur?
Hiç solmayan çiçek hangisidir?
Dalda durur, elde durmaz, havaya bakar, suda akar
İlk başta siyah, atılınca kırmızı, işi bitip atınca gri
Bir dalda 5 kiraz 3 kara 2 si beyaz
Beni daldan düşürdüler, kor ateşte pişirdiler, dar sokaktan geçirdiler.
Her akşam yatar, her sabah kalkar fakat hiç uyumaz.
Ateşten yaratılmış insanları şaşırtmış.
Kıtaları birbirinden ayırır, gemilerle, uçaklarla aşılır!
Gökyüzünü, kuşları, ağaçları, kırları çizer, boyar, süslerim. Fırçam arkadaşımdır benim.
Yukarı baktım, birçok yere baktım, hiç yok.
Uzun püsküllü saçları, film izlerken yemesi bir heyecanlı.
Atmosferdir yerleri, beyaz ya da gri olur renkleri, onlardır yağışın habercileri.
İçi Demir Dışı Demir
9 ay zindanda yatar, 6 ayda zil çalar, oynar.
İnsan değil, ağızı yok. Üfler, üşütür, üşütür, duramaz.
Benim kırk tane oğlum var, kafalarında kara şapka var.
İki direk bir ev tutar.
Bağa gittim, bir kuş tuttum. Etini yedim, kemiğini attım.
Üstü açık altı açık içinde su ve ateş var.
Saçlarımı tararım, ayna önüne koyarım.
Hangi koltuk altına krem sürülmez.
Hangi koli sağlıklıdır.
Bir kızıl derede 32 beyaz at, önce döver sonra durur.
Kasılıp gevşerler, kemiklerimizle birlikte hareket etmemize yardım ederler.
Bilmece bildirmeye dudak üstüne kaydırmaca
Beyaz elbiseli askerler, susayana su verirler.
Kırmızı dağda beyaz kuşlar
Oh ne hayat. Bu makine çok hamarat. Evi siler, süpürür. Anneciğim eder rahat.
Sarıdır limon değil, uzundur muz değil, saçı var ama kız değil.
Vız vız ederim, arı değilim, sizce ben neyim?
Biz üç kardeşiz, senede bir kez geliriz. Havada, denizde, karada gezeriz.
Zengine fakire el açtırır.
Bir bakarsın burada, bir bakarsın şurada, bir de baktın yok.
Beş duyu organımızdan biridir, kokuları alır, nezle olduğumuzda tıkanır.
Yol üstünde fincan içi dolu mercan, ya bunu bileceksin ya da bu gece öleceksin.
Çiğnenir ama yutulmaz?
Yol kenarında kilitli sandık
Bir evim var, içinde dört odası var.
Pişirirsen aş olur, pişirmesen kuş olur.
Bir duvarın üzerinde 5 kuş varmış. Oradan geçen bir avcı 2 kuşu vurdu. Duvarın üzerinde kaç kuş kaldı?
Depremde, yangında hemen koşar yardıma, ilaç, çadır, yemek verir, muhtaçları sevindirir.
Çok güzel aynı anda çok yüce can verir her açan gül açan güle.
Zengin cebine atar, fakir yere atar.
Saçımı yaptım, süpürgeyi kullandım yine de cennete gitti.
Yazın durur, kışın odun yutar.
Yer altında ak sakallı dede
Yer altında sarı top
Hissederiz onu atardamarlarımızda, kalbimiz her attığında.
Korkar herkes yangın olunca, ben koşarım oraya çabucak, korkusuzum cesurum, yangınları söndürmekte ustayım, kimim ben?
Bir yorganım var; her şeyi örter, dereyi örtmez.
Hangi ayı oynamaz.
Altı oyuncu sahada top peşinde, ayrıca biri de durur kalede. Gol atmaya çalışırlar kaleye, ama ayakla değil elle.
Buluşur Galileo Galileinin, arkadaşıdır gökbilimcinin!
İster anneannem örsün ister babaannen kışın üşütmez.
Ak kara renkli, altmış dört yurtlu
Sarı mavi yeşil kırmızı, renklerin kralı
Hangi kuşun adı saygı ile anılır.
Dört arkadaş birbirini kovalar fakat yakalayamaz.
Elden ele cepten cebe bunu bilmeyen kertenkele?
Taşırlar kanı, kalbimizden vücudumuzun her yanına, aort denir en büyüğünün adına.
Benim bir evim var, sivridir ucu taştır. Dışı boştur, içi…
Gökte gördüm bir köprü altı yok üstü türlü
Ben giderim o durur yollara damga vurur.
Herkes uyur, Ilyas Baba oturur.
Bu gece bir düş gördüm, acayip bir iş gördüm, mavi yorgan altında, bir kanatlı kuş gördüm.
Üst üste, üst üste, en küçüğü en üste.
Tatlımı tatlı yuvarlak bir kabın içinde saklı
Nar tanesi, nur tanesi, dünyanın bir tanesi.
Karşıdan gelen babam ama ben onun oğlu değilim, kimiyim?
Bahçenin kırmızı topu, meyvelerin şahı, salatanın padişahı.
Dalda durur, elde durmaz nedir?
Kara tas içinde inci boncuk
Nefesi var canı yok, derisi var kanı yok.
Tam bir denge işi bu, çok eğlenceli bir kış sporu. Takarsın tahtayı ayaklarına, kayarsın yamaçtan aşağıya.
Aşağıdan aldım bir tane eve geldim bin tane
Hindi Minidi bu gece gelen kim idi.
Ak tarla kara tohum el eker dil döker.
Bu defteri saklayın, özledikçe bakın.
En çok yemek hangi ayda pişirilir.
Ben giderim, o gider, başımda gölge eder.
İncecik beli, elimin eli.
Maddenin dördüncü hali, kutup ışıkları en güzel örneği!
Hey gidi gidiver, şu gidiyi tutuver, ne tatlıca eti var, püsküllüce kuyruğu var.
Harekete karşı koyan kuvvet, durdurur seni sonunda elbet!
Bilmece bildirmece tırnak üstünde kaydırmava?
Marketten aldım içi siyah bil bakalım bu ne?
Benim bir oğlum var, yeryer doymaz.
Hindistancevizi ağacında muz var. Aşağıdaki hayvanlardan hangisi bu muzu alabilir? Hayvanlar: maymun, zürafa, tilki, sincap.
Zıplar zıplar yerinden oynar.
Karşıdan baktım hiç yok, yanına vardım pek çok.
Bir adam hep patates yiyormuş, bir gün kapısına ne gelmiş.
Gündüz hep var, gece daha az. Onun hızına kimse ulaşamaz!
Benden yüksek tavuktan alçak olan şey nedir?
Hangi kalem ile yazı yazılmaz?
Yol üzerinde durur, gelene geçene buyurur.
Ay varken uçarlar, gün varken kaçarlar.
Sesi var canı yok, konuşuyor ağzı yok.
Annem büyük, babam küçük, 60 kardeşiz, kavanozun içindeyiz.
İç iç biter
Yeşil mantolu, kırmızı entarili, siyah düğmeli.
Havaya atım bembeyaz yere düştü, sapsarı. Bil bakalım bu nedir?
Hangi adam hamama giremez?
Kanı kalbimize taşırlar, çoğunun içinde bulunur kapakçıklar.
Ağaca kova asılı, içine üzüm basılı.
Ben gelirim, o gelir, ben giderim, o gider.
(Rafadan Tayfa bilmecesidir) Dize kadar derin kuyu, ne çamuru geçir ne suyu?
Sıcak evin meleği, pıt pıt eder yüreği
Anası şişman, babası zayıf, kızı güzel, oğlu gezer.
Yer altında yuvası var, fırça gibi dikeni var.
Ateş Olmayan Yerden Ne Çıkmaz
Suda yayılır, karada bayılır.
Çiçek dürbünüdür diğer adı, şaşırtır içine bakanı!
Otobüste 20 kişi varmış, koca karı inmiş, kaç kişi kalmış?
Bu bilim dalı sayesinde mümkün: hastalık tanısı koyma, tedavilerde başarı sağlama, sonuç olarak insan sağlığını koruma.
Üstüne basarım sıcak otururum yumuşak
Ağaçta 5 tane kuş vardı. Ben bu kuşların 1 tanesine silah sıktım. Geriye kaç kuş kalır?
Gece gündüz resim çizer, bu nedir?
Dağ kadar büyük, yaprak kadar hafif.
2 kapaklı çok yapraklı içinde bilgi saklı
Bir kutuda bin asker
İskeleti oluştururlar, mineralleri depolarlar, onlar geliştikçe uzar boyumuz, olmasalar dik duramaz vücudumuz.
Salkım salkım dallı yemesi ballı.
Yaz desem yazar, çiz desem çizer, resim yapmayı ne de çok sever.
Benim bir ağacım var, kökü gökte, dalları yerde.
Eğlendirir bizi ama oyuncak değil
Hem ısıtır hem ışıtır.
Bu bilim dalı sayesinde makineler geliştirilmiş. Bu makineler hem hareket eder, hem de elektronik olarak düşünülebilirlermiş.
İp bağladım çıtaya, uçtu gitti tepeye.
Yağmur yağınca yükselen şeyler nedir?
Deve girmez eve, kes başını girsin eve.
Sınar sporcular hem güçlerini hem de dayanıklılıklarını, tek ya da takımlar halinde ilerlerler hızla tekneleriyle.
Allah’ın yaratığı en güzel şey, herkesin gitmek istediği yer.
Bize biraz ışık verir, sonra erir. Bilin bakalım bu nedir?
Kat kat döşek bunu bilemeyen eşek
Allah yapar yapısını bıçar açar kapısını.
Lambaya vurdum ‘İş’ dedi, tavaya vurdum ‘Tan’ dedi. Annem, kalemimi kaybettim ‘Bul’ dedi.
Ye ye bitmez, mideye gitmez.
Bilmece bildirmece el üstünde çevirmece.
Hangi yazı görülmez?
Kağıda çizilmiş kareler, içinde sayılar dolu, dikkat et sayıları kesiştirmeye.
Kümesin ağası Tavuğun kocası
Makarna ekiminin en yüksek olduğu ülke hangisidir?
Beşer kişilik takımlar, top sürer, pas atar, topu çemberden geçirmek için uğraşırlar.
Yeraltındaki kırmızı su?
Bir sihirli fenerim kibritsiz de yanarım.
Ben giderim o gider yanımda tık tık eder.
Kitap okumak istersen, oraya koşarsın sen, raflardan seçtiğini, bir incele istersen.
Minicik küçücük içi dolu turşucuk.
Bisiklet ne zaman uçak kadar hızlı olabilir.
Altı kaya üstü kaya içinde sarı maya
Elsiz ayaksız kapı açar cevabı nedir.
Pazardan aldım 1 tane, eve geldim 1000 tane.
Anası şişman, babası zayıf, kızı güzel, oğlu gurbetlerde gezer.
Karınca kaderince yola gider ince ince…
Kuşların efendisi kimdir.
Ben giderim o gider, içimde tık tık eder.
Salkımda tane tane tadı da pek şahane.
Küçük küçük dişleri var, ne de güzel işleri var.
Termometredir ölçme aracı, kutuplarla ekvator arasında çok farklı!
İçi taş, dışı taş, içine giren çıkamaz, dışına çıkan giremez
1 tavşan 1 marulu 5 dakikada yiyorsa, 5 tavşan 5 marulu kaç dakikada yer?
Sabah açar, gece kapanır.
Dürüm dürüm dürüldüm, kuşak gibi sarıldım. Karnımı yardılar, benden dolma yaptılar.
Sudan, topraktan çıkarım her yemekte ben varım?
İki kiraz, birisi siyah, birisi beyaz.
Bir kucak boncuğum var, akşam atar sabah toplarım.
Yükselirim göklere, bulutların üstüne. Uçaklar geçer yanımdan, duyarım kulaklarımla seslerini.
Tereyağı, şerbet, fıstık, yufka içine bastık, dörtgen dilimler kestik.
Saklanarak oynanan oyun
Bir küçük kutucuk içi dolu insancık.
Her takımda ikişer oyuncu, kum üzerinde yapar bu sporu. Amaçları filenin üzerinden geçirip rakibin sahasına düşürmektir topu.
Sesi var canı yok, konuşur ağzı yok. Bir küçücük kutudur, içi dünya yurdudur.
Yer altında civcivli tavuk
Yerden kalkar bulutların üstüne çıkar.
Daldan dala atlarım, kuyruğumla sarkarım.
Doktor verdi, içtim, iyileştim.
Kaleci ile kedinin arasında ne fark vardır.
Ağzında yoktur dişi, her gün yemektir işi.
Adam bilgisayarın başında uyuya kalmış, ertesi gün hasta olmuş. Neden?
Edison Elektriği Neden Bulmuştur?
Mini mini toplar birikince çoklar çeşit çeşit renkli oynaması zevkli.
Sünnet olmayan çocuğa ne denir?
Biz biz biz idik, gece oldu dizildik, sabah oldu silindik.
Bir gece bir kız camdan yukarı bakmış bir ışık görmüş ama bu yıldız değilmiş?
Yüzme, bisiklet, koşu, üçünü en hızlı tamamlayan sporcu, kazanır bu zorlu yarışı.
Bazen gökte, bazen yerde.
En akıllı hayvan hangisidir.
Bir adam varmış, evin içinde oturuyormuş. Ev yanmış ama adam yanmamış.
İtfaiyeciler neden kırmızı kemer takarlar?
Japonlar ne zaman günaydın der.
Bir böcek Ağustos’ta doğarsa ne olur?
Ayakları su içer, üstünden gelen geçer?
Çıt çıt çalışır, kurulunca bağrışır.
Yerinde yeşil, çarşıda siyah, evde kırmızı
Kapıları açarım ben bir aletim, bilin bakalım ben kimim?
Altın gibi dişleri hemen halleder işleri.
En efendi şehir hangisidir?
Bu ne imansız dama çıkar merdivensiz.
Her şeyi öğütür ama yorulmaz.
Çiçekli ya da çiçeksiz bitkiler, otsu ya da odunsu bitkiler, hepsini de bu bilim dalının uzmanları inceler.
Armudun İyisini Yiyene Nedenir
Ben yazarım, o bozar, hep o zararlı çıkar.
İnek verir bize, afiyet olsun diye.
Alfabenin ilk 4 harfi nedir?
Kutu kutu odalar, içinde ne güzel oyuncaklar ve kitaplar var. Oyun oynar, şarkı söylerler, öğretmenler çocuklarla ilgilenirler.
Dağda gezer, nina, nina, taşta gezer, nina, nina, baldırı etli, yüzü uğursuz nina.
Herkes başbakana boyun eğer, Başbakan kime boyun eğer?
Bakması güzel, alması üzere.
Yapraktan hafifim, dağdan büyüğüm.
Dumanı tüter, isterse gider, balık değildir, denizde yüzer.
Altı mermer üstü mermer içinde buruşuk Ömer
Hele bir kar yağsın, bir havuç, birkaç zeytin, bir şapka, bir de atkı, acaba bunlarla ne yapmalı?
Dört ayağı var, yürümez.
Minicik ufacık çalışkan biricik
Şu kurumuş cam olmuş.
Mağara içinde Otuz İki Taş
Çapraz kollu hokkabaz yel esmeden oynamaz.
Atam orada yatıyor, meşaleler yanıyor, asker onu bekliyor.
En çok araba olan şehir nedir?
İstenmediği halde yenen şey nedir?
Pamuk gibi tüyleri var, sivri sivri dişleri var, İple oynatırsan eğer, sevinçle kuyruğunu sallar.
Yeşil paltolu kırmızı entarili siyah düğmeli
Küçük bir kutu içi insan dolu
Dev kadar büyüktür, karınca kadar küçüktür. Dans eder, duymaz taklit eder, görmez. Acaba nedir?
Yüz metre koşusu, üç bin metre koşusu, maratonu, dekatlonu, uzun atlaması, yükselen atlaması… Var bu spor dalının çeşit çeşit atlaması.
Sen sağ gösterirsin, o sol gösterir. Sen sol gösterirsin, o sağ gösterir. Senden bir tane daha gösterir.
Altı tahta üstü tahta içinde bir Kara Fatma
Yiyecekleri yemez, onları saklayan şey nedir?
Ey bulutlar, bulutlar, Yunus’u yedi kurtlar. Ben böyle kuş görmedim, tepesinden yumurtlar.
Gezegenler ve yıldızlar, her zaman ilgi çekmiştir. Teleskop icat edilince de, bu bilim dalı pek hızlı gelişmiş!
Daldan dala yükselir, muzları bitirir.
Pazara giderim bir tane eve geldim bin tane
Özel giysiler, koruyucu başlıklar, rakip oyuncuya dokunulursa kılıçlar kazanılır puanlar.
Duvarda 5 kuş vardı. Avcı 2’sini vurdu. Kaç kuş kaldı?
Dünyanın en lüks ülkesi hangisidir.
Yumurta gibidir içinden oyuncak çıkar.
Benim hayvanım var, kuyruğundan uzun, burnu var.
Resmi olmayan CE’ye ne denir?
Zor çıkılır, kolay inilir.
Sobanın yanında kara kedi
Kuyu, kuyunun içinde suyu, suyunun içinde yılan, yılanın ağzında mercan.
Ayağınla basınca kırt kırt eder. Güneşi görünce eriyip gider.
Gece gündüz resim yapar.
Kırda dolaşır, evini sırtında taşır.
Çıt çıt yenir, adına eğlence denir.
Havada uçar kanadı yok, ağlar gözü yok.
Ağzında yoktur dişi, yemektir her gün işi.
Deniz kumsala ne demiş.
99 cemaat, 3 müezzin, 1 imam. Bilin bakalım bu ne?
Gölgesiz dağları aşar.
Zarar görürüz fazla kalırsak güneşin altında, en büyük organıdır vücudumuzun aslında.
Dolu gider, boş gelir, bilin bakalım bu nedir?
Yol gösteririm ama yoldan gidemem, ben neyim?
Bir akvaryumda 20 balık vardır. 10 balık boğulursa kaç balık kalır?
Kırmızı elbiseli kızım var, siyah düğmeleri görsen içini kandırırım.
Hem yenen hem yazılan şey nedir.
Gökte açık pencere, kalaylı bir tencere.
Benim bir kaşık boyaM var, dünyayı boyar.
En tatlı on
Yürür yürür iz etmez hızlı gider toz etmez.
İki camlı pencere bakıp durur her gece, göz koydu göz üstüne. Bil bakalım bu ne?
İp bağladım sopaya uçtu gitti havaya.
Her yeri görür, kendini göremez.
Benden yüksek tavuktan alçak
Kaslardan ve kıkırdak halkalardan oluşan bir boru, burnumuzdan ve ağızımızdan akciğerlerimize kadar olan yolu.
Her akşam yatan, her sabah kalkan, hiç uyumayan nedir?
Tın tınlı hamam kubbesi tamam. Bir gelin aldım, babası imam.
Ha iki teker ha üç teker iki ayakla nasıl gider
Ben giderim o gider, ben varmadan haber eder.
İstanbul’da yemek pişti, kokusu buraya düştü.
Dalda durur elde durmaz.
Ağzında yoktur dişi, örgü örmektir işi.
Fil kadar büyük, fil kadar hızlı fakat fil kadar ağır değil. Bu nedir?
Yemez, içmez, susuz yerde duramaz.
Kedilerin kedisi, en büyüğüdür dedesi.
Kökü vardır uzar mı uzar, şekilden şekile girer güzelm mi güzel.
Bir masa ortasında ağ gerili küçücük, toplar ve raketler, çok hızlıdır hareketler
Karınca, kulağa kaçan, kızböceği, karasinek… Bir milyonu aşkın tür var, bu bilim dalında incelenecek.
Bilemezsin bildirir, düğmeleri vardır şekil şekil.
Hangi macunla diş fırçalanmaz.
Dünya onla güzelleşir, renk renk her çeşit. Bil bakalım ben neyim?
Uzaktan baktım, taş yanına gittim. 4 ayak, 1 baş.
Bağlarım yürür çözerim durur?
Yürürüm odA yürür, zıplarım odA zıplar, dururum odA durur. Bu nedir?
Mısıra bomba düşmüş ne olmuş.
Doktorlar hasta bulamazsa ne yapar?
Yattım yumuşak, uyudum yumuşak.
Arabadan atladı, karnı patladı.
Ufacık fil taşı, cümle alemin yoldaşı.
Sıra sıra inciler yan yana dizilirler.
Gökten inen çocuklar, başlarında şemsiye var.
Men gedirəm, oda gəlir?
Yarım kaşık, iki duvara yapışık
Ben giderim o gider, önümde düm düm eder.
Dünyanın en uzun kelimesi hangisidir?
Uzaktan baktım bir kara taş yanına gittim dört ayak bir baş
Sarıdır limon değil, hilaldir ay değil.
Akşam baktım çoktu, sabah baktım yoktu.
Renklerden bir yay, ama onunla ok atılmaz. Yağmurun peşinde takılır, kara takılmaz.
En çok dedikodu yapan hayvan nedir???
Bir şehirde 2 berber varmış. Berberler kendi saçlarını kesemiyorlarmış. 1. berberin saçı kötüymüş, 2. berberin saçı güzelmiş. Hangi berbere gidersin?
Bulutlardan inerim. Bağı, bahçeyi sularım
Her gün yeniden doğar dünyaya haber yayar.
Çarşıya gittim 1 tane eve geldim 1000 tane
Uçurum üstünde iki delikli kapı
Oda içinde oda
Attan küçük eşekten büyük
Bahçede durur, hiç kıpırdamadan kargaları kovalar.
Yazın yersen doyum olur mu? Kışın yersen anneye uykusu olur mu? Bir de yataklık oldun mu yedin, şimdi ayvayı! Bu güzel oldu mu?
Gökte gördüm bir köprü rengi yedi türlü
Fıstık küçücük içi dolu turşucuk
Üç ayaklı tek gözlü?
Hat dedim, hut dedim, git şuraya yat dedim.
Ağzı vardır, konuşmaz; yatağı vardır, uyumaz.
Dal’dan daldan dala geçerim, bilin ben kimim.
Bazısı mekanik, bazısı elektrikli, ama yaşamı kolaylaştırır hepsi.
Gece gündüz dolaşır, evini sırtında taşır.
Anahtarla açılmayan kilit nedir?
Kanımızı süzerek ayırır, atıkları üretir vücudumuz için gerekli bazı hormonları.
Küçücük adamcıklar başında şapkacıklar
Her bilmeceyi buradan bakarım, başka yerden bakmam.
Çalışır çabalar, ihtiyaçlarımızı karşılar. Akşam eve gelince bizi sımsıkı sarar.
Ben giderim, o gider. İçimde tıkanıklık eder.
Hava çok soğuduğunda, su dönüşür buzA, söyle ne ad verilir bu olaya?
Uzaya giderim, dünyayı terk ederim, evrende ne var ne yok araştırır gözlemlerim.
Ayrılmak istemezler, hep yan yana gezerler.
Kedi neden kuyruğunu yukarıda tutar?
Yeşil olmayan yaprak hangisidir.
Ak hilidi hilidi koca kapının kilidi, Allah’ını seversen Ayşe Bacı akşam gelen kimidi.
Beyaz elbiseli askerler, susyana su verirler.
Suya düşer ıslanmaz, yere düşer paslanmaz.
Havaya atarım beyaz, yere düşer sarı-beyaz.
Göğüs ve karın boşluklarımızı birbirinden ayırır, hıçkırık tuttuğunda aniden kasılır.
Tarlada eker, makinede büker. Sabah akşam elimizi yüzümüzü öper.
Nar tanesi, nur tanesi, bizim her evin bir tanesi.
Hayvanat bahçesinin ağası kimdir.
Yol üstünde yorgun eşek
Bilmece bildirmece, bize geldi dün gece, iki kere göz etti, mum yaktırdı sadece.
Çalındığı halde görünmeyen şey nedir.
Bir kafam, bir şapkam var. Ben neyim?
Elde yapılır, ete takılır.
Yol üstünde kilitli sandık?
Biz neden yatağa gideriz?
Yüzer, sürünür, uçar, yürür, koşar, hem tek hücrelisi hem de çok hücrelisi var!
Benim iki pencerem var, etrafı etten duvar, her gün erken açarım, gece olunca kaparım.
Ne yersen orucun bozulmaz.
Bir beyaz köşküm var, ararım ararım, kapısını bulamam.
Ben giderim o gider peşimden tin tin eder.
Gökten 1 elma düşmüş, bu elmayı 12’ye bölmüşler, 11’ini yemişler, 1 tanesine “dursun” demişler.
Mırıl mırıl konuşur, horul horul uyur
Kapının arkasına yoğurt döküldü, sildim süpürdüm çıkmadı.
Bir kayıkta 3 kişi vardır. Bunlardan 2 tanesi suya düşer ve saçları ıslanır. 3.sü de suya düşer ama saçları ıslanmaz. Neden?
Gökten gelmiş İ demiş, yerden gelmiş tan demiş. Bu bilmece nin cevabını bul demiş.
Kapıyı açar, kapamadan kaçar.
Ortasında ağ gerili bir masa, raketlerle vururlar bir küçücük topa. Bir o yana bir bu yana koştururlar boyuna.
Avludan atladım, öbür tarafa yumurtladım.
İki tarafında ağırlıklar bulunan demir çubuğu kaldırmaktır amaç. Şampiyon olur en çok ağırı kaldıran.
Zıpla hiç durma, esnek kumaşlı yaylı alette. Tüm puanları topla, akrobatik hareketlerle.
Sakalı boynunda dolaşır ormanda
Çocuk neden okulda bilgi vermiyormuş?
Kopmuş kutuplardaki buzullardan, bir buz parçası kocaman yüzer soğuk denizlerde durmadan.
Su üşümüş ben olmuşum, güneş çıkınca yok olmuşum.
Resim yapar, bakınca çabuk siler. Kaçınca eğer sen gülersen, o da güler sana.
Uzaktan baktım hiç yok, yakından baktım pek çok.
Sarımsaklasakta mı saklasak, sarımsaklamasakta mı saklasak.
Pırıl pırıl parıldar, karanlıkta fenerler, ömürleri kısadır, gündüz olur sönerler.
Yere kızar, göğe çıkar, akıllı olan belki çözer.
İnci gibi dişlerim, odunları dişlerim!
Eşi benzeri olmayan bir küre, birçok canlı yaşar üzerinde.
Kocaman bir toz ve buz topu, arkasında iz bırakır kuyruğu.
Boynumuzdan başlayıp uzanır sırtımız boyunca, hafif kıvrımlıdır, destek verir vücudumuza.
Bilmece bildirmece benim adım iki hece, çalışırım gündüz gece.
Okulda öğretir, evde ezberletir.
Altı mermer üstü mermer içinde bir bülbül öter.
Yok gecesi gündüzü şefkat doludur yüzü
On İki Ayın Bir Çiçeği
Uzaktan baktım hiç yok yere baktım pek çok
Altışar oyuncu iki takımda karşılıklı vururlar topa. Topu filenin üzerinden geçirip düşürmeye çalışırlar karşı takımın sahasına.
Ocak başında kara kedi?
Yer altında turuncu maden?
Renkli renkli ışıklar birbirini kovalar.
Balıklar hangimizde mahsur kalırlar?
Uzaktan baktım, bir kara taş. Yakınına gittim, dört ayaklı bir baş.
Ocakta pişmez, sofraya gelmez. Yemeyen, içmeyen yoktur.
Gündüz gece vatanı bekler.
Karşıdan bir ay doğdu, görenler hayran oldu. Annesi beşikteyken kızının kızı doğdu. Kat kat açılır, kokusundan kaçılır.
Ha iki teker ha üç teker düşmeden nasıl gider
Yazın giyinir, kışın soyunur, meyvesini el alır, yaprağını yel alır.
Ay varken çıkarlar, güneş varken kaçarlar.
Kalbimizin iki yanında yer alır, içlerinde küçük hava kesecikleri vardır.
Gece dizilirim, sabah silinirim.
Havada asılı pamuk şeker.
Bize ders öğreten kimdir.
Dal ucunda dikenli kirpi
Dünyanın en dengeli oyuncağı hangisidir?
Daldan dala atlarım, kuyruğumdan sarkarım.
Süresiz değildir, geldiği bellidir, bir gün bitecek, herkese veda edecek.
Yeni bağlantılar kurdukça içinde, bulmacaları da çözersin, en zor problemleri de!
Elektroniktir beyni, tam bir mühendislik işi, henüz ayakkabı belirleyeni görülmedi!
Arabaya binerim, giderim, giderim bitmez.
Arpadır aşı, samandır eşi, tükenmez işi.
Havada gider, askerler biner, uçak gibidir, pervanesi döner.
Güneş neden sarıymış.
Bir gün bir kız bir erkek yolda yürüyormuş. Bir adam karşıdan gelmiş, kıza demiş ki, Bu adam senin neyin? Kız; Bu adamın annesi benim annemin kaynanası olur, bu adam bu kızın neyidir?
Baba Yelkovan, anne Akrep. 60 tane çocuk varmış. Bu neymiş?
Gökyüzünde bir köprü
Bakarsan pek çok, kovarsan hiç yok.
Kocaman’dır, denizlerde yaşar, tepesinden sular taşar.
Beynimizi iskeletimizin bu parçası korur, birkaç kemiğin birbiriyle kaynaşmasından oluşur.
Uzaktan baktım, bir taş. Yakına vardım, dört ayak bir baş.
Bir ağaçta 20 kuş var, 1 tanesi vuruldu. Ağaçta kaç kuş kaldı?
Gel leylek, git leylek, tek ayak üstünde dur leylek.
Bir kapılı, çok yapraklı, içinde bilgi saklı.
Uzun adam yürür gider, arkasında izi kalır.
En zor yakalanan hayvan kimdir?
Gözle görülmez, elle tutulmaz, ama gelip geçtiğini biliyorsunuz, bu nedir?
Her şeyi bilir ama biz onu görmeyiz ve sadece ondan korkarım. Kim bu?
Kukla kuklaya ne demiş?
Ayrı yerde olsak da, o yaklaştırır bizi, Alo deyince ne güzel, duyarız sesimizi.
Sıcak evin direği, tıptıp eder yüreği.
Konuşursun, melodili kargoyla gelmez. Biraz duygu kat, içinde tam olsun tatlı dilli.
En obur sayı nedir?
Sabah akşam çalışır, hırsızlar ondan kaçar.
Yüksek ama kavak değil, güler ama insan değil, gündüz gezer, gece gizlenir.
Çarşıdan alınamaz tadına doyulamaz.
Güneş etrafı yakar, çocuklar şapka takar, insanlar terleyince, kendini denize atar.
Hem açar hem kapar.
Vücudumuzda idrarın depolandığı yer, dolduğunda insan hemen tuvalete gitmek ister.
Atla atla bitmez, çok yorulursun.
Bizi götürür geri getirmez
Tekler ya da çiftler halinde, yarışır sporcular, tenise benzeyen bu spor dalında, raketlerle vururlar, üzerinde kaz tüyleri bulunan bir topa.
Taşıdım belim koptu, çekirdekleri beni benden aldı
Havada ışıklı sandık?
Suya düşer ıslanmaz, ateşe düşer yanmaz.
Sulu pişer aş değil, esmerdir Arap değil.
Doksan dokuz cemaat, iki müezzin bir imam.
Susuz durmaz, hortumsuz olmaz, epeyce ağırdır bu nedir?
Bir kapta 5 balık varmış, 4’ü boğulmuş. Kaç tane balık kalmış?
Bir yüzü resimlidir, anı olsun diye; bir yüzü boştur, sen dilediğini yaz diye.
Bir adam varmış, karısını çok feci dövüyormuş. Zil çalmış, dövmeyi bırakmış. Neden?
Küçük küçük parçalar, insanı yorar.
Elden ele ulaşır, bütün dünyayı dolaşır.
Hangi macun yenilir.
Bir sepette 100 yumurta var, altı kırıldı. Kaç yumurta kaldı?
1000 yıl bile kalır, demirden sarı toprakta bulunur.
Ağızımızdan başlayıp midemize uzanan bir borudur, yapısında kas dokusu da bulunur.
Birinci ilimiz Van, 2. ilimiz nedir?
Yere kızar, göğe çıkar, aklınız belki çözer.
Bir küçük bilye taşı dolaşır dağı taşı.
Zencilerin koluna ne ad verilir?
Bir hırsız eve girerken neyi çalmaz?
9’a 5 ekledim cevabı 2 buldum. Nasıl buldum?
İçinde sır saklı, hiç kimseye gösterilmez.
Bir bakarsın 4 ayaklı, bir bakarsın 2 ayaklı, bir bakarsın 3 ayaklı.
6 tane Mazda var. Birincisi Ejderha Alevi Perisi, ikincisi Güneş Işığı Perisi, üçüncüsü Tabiat Perisi, dördüncüsü Melodi Perisi, beşincisi Teknoloji Perisi, diğerinde Akvaryum Balıklarının Perisi. Bilin bakalım bu Mazdalar nedir?
Çadırın üstünde buğday taneleri
Dikdörtgen içi insan dolu
Özü tatlı sözü tatlı, candan daha kıymetli.
Kediler neden dört ayak üstüne düşerler?
Çıt gündüz, çıt gece nedir bu bilmece?
Bana bakan beni değil kendini görür
Gözünü daya ona, düğmesini çevir. Sana küçücük bir dünyayı gösterir!
Pazarda satılmaz, mendile konulmaz, ondan tatlı bir şey olmaz.
Dışı var, içi yok; tekme yer, suçu yok.
1 ton ağaç neden suyun yüzeyinde kalır ama 1 kilo demir suyun dibine gider?
Dalında meyvedir, kulakta küpe. Bil bakalım bu ne?
Uzun uzun abalar aksakallı babalar gelir gider, duramaz gece gündüz çabalar.
Misafir geldi oturdu, çocuklar üstünde kudurdu.
Yeşile boğdular üzerimde çizgi
Kocaman balonum havada, ateşim olmadan yaşayamam.
Ufacık mermer taşı, ne kulpu var, ne başı; pişirirsen aş olur, pişirmezsen kuş olur.
Altı mermer üstü mermer için de buruşuk Ömer
Kulplu beygir, paralel bar, denge aleti ve daha başkaları da var. Serbest ve zorunlu hareketler yaparlar. Bu dalda yarışan sporcular.
Sihirli gibi, koşturur peşinden toplu iğneleri.
Dalda sallanır, kazanda kaynar, her sabah masamızda bize el sallar.
Pişirirsen aş olur, pişirmezsen kuş olur.
Ağacın içini oymuşlar, dünyayı içine koymuşlar.
Onlarla ısırır, koparır, çiğneriz besinleri, azı, kesici, köpektir çeşitleri.
Gökte uçarım, kuş değilim. Motorum yok. Her renkte bulunurum.
Böl bir dairenin çevresini çapına, çıkar ünlü bir matematik sabiti karşına!
Ancak kırıldığı zaman işe yarayan şey nedir.
Cıtır der çiçek açar.
Dişi var ağzı yok, kolu var ayağı yok.
Gözü yok, camı var. Ağzı yok, sesi var. İnsan değil, kuyruğu var.
Senin ama başkaları kullanır. Bu nedir?
Bir trenim var, gittiği yolu düz eder.
Yeme bitmez, karnına gitmez.
Damarlarımızın içinde dolaşır, besinler vücudumuzun her yerine onunla taşınır.
Küçük odalar birbirini kovalar.
Yeter çektiğim!
Bilmece bildirmece dil üstünde döndürmece.
Kat kattır ama katmer değil, kırmızıdır ama elma değil.
Yürü desem yürümez, ben yürürüm o yürür.
Çantam var omzumda, haberler var çantamda.
Tuğladan yapısı, kiremitten şapkası
Odaya götürsem ağlamaz, suya götürsem ağlamaz, ocağa götürsem ağlar.
Yeşil sandığı açtım, siyah boncuğu saçtım.
Benim küçük bir bardağım var, içinde iki türlü suyum var.
Rengi üzümden kara, beli iğneden ince.
Bilmece bildirmece dudak üstünde kaydırmaca
Ayağı var yürüyemez, dili var konuşamaz. Sizce bu nedir?
Dikdörtgen biçimli bir kortta, tekler ya da çiftler halinde oynanır. 15, 30 ve 40 diye artar, oyuncunun puanı kazanılan her sayıda.
Bilmece bildirmece, düşün dur gündüz gece, cevabı üç hece.
Dokunulmadan tutulan şey nedir?
Kırmızı bir derim var, her yemekte yerim var
Bel üstünde kara yılan?
Al mil idi mil idi, küçük odamın kilidi, baba Allah’ını seversen, akşam gelen kim idi?
Ben bir boruyum, kan ile doluyum.
Hiç durmadan kasılıp gevşeyebilir, onun sayesinde kan damarlarımızda dolaşabilir.
Denizli’nin hocasıyım, bir sarığım var al kandan, vakitsiz ezan okudum, bilmedim kıble ne yanda.
Uzaktan baktım, bir taş yanına geldim. Dört ayak, bir baş.
Dört tarafı suya çevrili çaya ne denir?
Burnum turuncu, kuyruğum yeşil. Bil bakalım ben neyim.
Kuyruğu var hayvan değil, konuşuyor insan değil, camı var ama pencere değil.
İp bağladım sıpaya, uçtu gitti tepeye.
Küt küt atar içinde yatar.
Nur yüzlü Mık Mık, yumuşak tenli Bık Bık. Sesi çıkmaz gibi gelse de herkesi başına toplayan odur.
Tintin sakallı, inatçı akıllı
Adamın biri dama çıkmış, intihar edecekmiş. Aşağıya baktığında yoldan birinin geçtiğini görünce intihar etmemiş. Yoldan kim geçmiş?
Ipten olurum, yılan gibi uzunum.
Top ne demiş?
Tatlıdır şeker gibi, ilaç tüm dertlere, benzemez gördüğüm çiçeklere.
Yanar Dağlar nerede patlamaz.
Tüm dünyayı dolaşır, konuşmadan geri gelir.
Uzundur orak değil, sarıdır limon değil, şekli hilaldir, tadı bal gibidir.
İçinde akrep var, zarar vermeden turlar.
Aşağı inerken kıkır kıkır, yukarı çıkarken şırıl şırıl.
Kat kat çiçek yemeği yenecek
Görevlerinden biridir safra salgılamak, böylece yağların sindiriminde rol almak.
Yemeklerin tadıyım ne ekşi ne tatlıyım, beyazdır rengim, küçücük minnacığım.
Çıt demeden ağaca çıkar.
Uzun kuyu dum dum suyu içen ölür, içmeyen kalır.
Bilmece bildirmece ayak altında kaydırmaca
Yaprağı var, dalı yok, ortası var, gövdesi yok.
Bir kamyonu bir eliyle kim durdurabilir?
Sayıları on iki, iki heceli, ha bir de unutmadan söyleyeyim, gece gündüz çalışan birisi.
Hanım içeride saçı dışarıda.
Bir adam denize düşmüş, neden kafası ıslanmamış?
Yazın açar kişin solur, çok da güzel kokar.
Bilmece bildirmece bil bakalım bu nedir?
Bir sapta bin boncuk?
Bir ucu kıvrık sopalarla oyuncular uğraşırlar, topu kaleye sokmakla. Daha çok bilinir buzda oynananı, bu da onun çim alanda oynananı.
Küçük suya ne denir?
Adını söylediğimde yok olur.
Bir hayvanın ilk harfini çıkartırsak, matematik işareti. Son harfini çıkartırsak, bir ay olur. Cevabı nedir?
Her zaman artar, hiç azalmaz.
Annemin eli ince, bana sarıldı gülünce, ben gülünce, bana neyle bakar Annem.
En uzun kelime hangisidir.
Bundan büyük kuşak olmaz, kimse beline bağlamaz. Çok hoşa gider, süsler; tam yedidir renkleri, yerde midir, gökte midir? Bilin bakalım bu nedir?
Ev üstünde yarım çörek
Bahçede yeşil,markette siyah,evde kırmızı.
Ağzı küçük midesi büyük
Sever Dağı Ormanı, Şişmana çıkmış adı, Kışın uyuşur kanı, Yazın ahlat düşmanı.
Bilmece bildirmeye kaydırak üzerinde kaydırmaca
Dişleri var ama ısırmaz
Baldan tatlı, baltadan ağır, elde tutulmaz, mendile konulmaz, tadına doyulmaz.
Kız içerde saçı dışarda
Yazın çıkar, kışın saklanır. O soğuğa bayılır.
Kolu var, eli yok, ayağı var, bacağı yok
Ayağı yok gezer durur, ne verirsen yer oturur.
Beş tane parmağım var ama canımda yok kanımda.
Yağmur ve kar bir arada, bil bakalım ne ad verilir bu hava olayına?
Yerkürenin hem oksijen hem besin kaynağı, en güzel onlar yaşar baharı.
Ece’nin anlamı Kraliçe ise Ecem’in anlamı nedir?
Bir bakarsın yanlışın rengi, bir bakarsın romantizmin rengi. Hadi bakalım, bul bu rengi?
Kışta değil yazda, ocakta değil dolaptadır.
Kanadı var, uçar. Yoruldu mu dala konar.
Topa vurduğunda ya da sandalyeyi çektiğinde, uyguladığın ne? Masayı ittiğinde mi?
Evine girer, başında siyah şapka, elinde beyaz çuvalı var. Kımdır?
Bir şey bulur, keşfeder, dağılır birden keder.
Gökte durur, paslanmaz; suya düşer, ıslanmaz.
Horul horul uyur, mırıl mırıl konuşur?
Hem ısıtır hem yakarım, tüm canlılara bakarım. Ben kimim bilin bakalım.
Bilmece bildirmece düşün dur gündüz gece
IV. Murat tahta çıktığında ilk ne yapmıştır?
Hangi Ayda 28 Gün Vardır?
Yumurta mı tavuktan çıkar? Tavuk mu yumurtadan çıkar?
Kilitli bir kitap içinde özel şeyler yazar.
Bugün cüce, yarın dev.
Hep dönen ördeğe ne denir.
Karlar için ölürüm. Bunlara dayanıklıyım.
Akşam baktım çok idi, sabah baktım yok idi.
Altı taş üstü taş içinde binbir baş
Burada bağırıyorum, orada duyuyorum.
Mani mani maniki, çoluk çocuk oniki, Beni gördü ağladı, eteğini bağladı.
Bir adam o kadar yaşlanmış ki ne olmuş?
Almaya doyamam, oynamaya doyamam. Bilin bakalım bu nedir.
Beyazdır kağıt değil, havada gezer uçak değil.
En güzel aynı anda çok yüce, iki hece
Benim bir bahçem var, içi suyla kaplı.
Dişleri vardır ama dişi hiç ağrımaz. Bu nedir?
Kaynatılan fakat yenilmeyen şey nedir?
Rengarenk kuşak havada uçar.
Artık her yerde varım, tuşlarıma basınca güzel güzel yazarım.
Benim ak saçlı ninem var, gece-gündüz yufka açar.
Arşın Ayaklı Tavşan Bıyıklı
Eli sırtında ayağı karnında izi yıldız gözleri boynuz
Sarıdır zerdali değil, suludur şeftali değil.
Ne verirsen yer, ateş verirsen ölür.
Ben giderim, o gider, sırtımda Tintin eder.
Ortası ateş üstü taş, içinde milyonla baş.
Benim bir yorganım var, her yeri kaplar. Sadece denizi kaplamaz.
Uçar kelebek değil, beyazdır bulut değil.
Sonsuz olduğu varsayılır, tüm gök cisimleri içinde bulunur!
Pazardan aldım bir tane, eve geldim bin tane.
Dört bacaklı tahtadan, eksik olmaz sofradan, bilin bakalım ben kimim.
2 tane kızım var, biri oturur biri kalkar.
Mini mini minare içinde sarı lale
İçi ateş, dışı taş, yarısı kuru, yarısı yaş.
Zürafa kadar hızlı, zürafa kadar uzun ama zürafa kadar kilolu olmayan şey nedir?
Uzayıp gider çocuklar çok sever?
Yazılır üstüme, bilgiliyimdir de okullarda meşhurum da. Bul bakalım beni.
Uzaktan baktım ağarır, yanına vardım bağırır.
A ile başlar, N ile biter, boynu atkılı ormana gider.
İpincecik damarlar, kanımızla hücrelerimiz arasında madde alışverişini sağlarlar.
Fakirin dilinde zenginin elinde
Adam karısını bıkmadan sabah akşam vuruyormuş. Kapı çalınmış, dövmeyi bırakmış. Neden?
Kumaşları seçerler, makas ile biçerler, ölçüyü iyi alıp, sonra giysi dikerler.
Sana onu sorarlar, cevabını ararsın, bulamazsan eğer sakın üzülme. Bulursan alkışlanırsın.
Altı gözü, dört ayağı ve iki kulağı olan şey nedir?
Biz biz biz idik, otuz iki kız idik, ezildik büzüldük bir duvara dizildik?
Eşek ile arı arasındaki fark nedir.
Kolları var başı yok, gözleri var kaşı yok.
Gökyüzünde köprü, rengi var yedi türlü
7 Delikli Tokmak Bunu Bilmeyen Ahmak
Kışın yakarız keyfimize bakarız
En çok patlayan sebze hangisidir?
Yağların sindirimi orada başlar, içinde binlerce küçük çıkıntı var.
Hem arkadaştır tatlıdır sesi. Hem anne-babadır içimizde en bilgilisi.
Yer üstünde yeşil kılıç.
Çok tatlı bal değil, çarşıda satılmaz eşya değil.
Dağdan gelir atak gibi, kolları var budak gibi, eğildi çaydan su içti, memeli oğlak gibi.
Altı kök, üstü meyve, dalları bize gölge.
Kapı kapı odalar birbirini kovalar.
Mini mini fincan içi dolu mercan
Çok sıcak güneş değil, çiçek gibi ama solmuyor. İlaç gibidir. Sizce cevap ne?
Hem solunum hem de sindirim sistemimizin bir parçası, hava ve besinlerin geçtiği bir kavşak sanki orası.
Sarısı beyazın içinde, tavada, cezvede pişirmece.
Geceleri kaparız, sabahları açarız.
Giy özel ayakkabılarını, çık buz pistine, ister dans et, ister yarış rüzgarla.
Ben giderim o gider, kolumda tin tin eder.
Bir Elmanın Yarısı Neye Benzer?
Babam Kandil dedem çıra, işin yoksa beni ara.
Neler var Yerkabuğunun altında? Nedeni nedir depremlerin? Nasıl oluşur yanardağlar? Tüm bu soruların yanıtları, bu bilim dalının konuları.
İki küçük pencere sığıyor küçük ceplere.
Kuruttukça ıslanırım neyim ben?
Bir gider bir gelir, gelmeyince karanlık olur.
Rüzgar üfürür, su götürür.
Sabah sabah elimi öper.
Bir akvaryumda 20 balık var. 8’i kendiliğinden ölüyor, 5’i hastalanıp ölüyor. Hastalık bulaşıcı değil. Buna göre akvaryumda kaç balık kaldı?
Eyer üzerinde, dizginler elde. Tek ya da takımlar halinde. Unutmamak gerekir. Asıl kahramanı elbette.
Hava ısındığında, buz dönüşür suya. Söyle ne ad verilir bu olaya?
İki direk üstünde bin yaprak
Ormana gider, seslenir, eve gelir, yaslanır.
Bastım bastım iz olmadı???
Sarı sarı yer beyaz beyaz döker.
Anası bir tane, yavruları bin tane.
Kral nerede tacını çıkarır?
Süt gibi beyaz, sütlaç gibi tatlı, ama ne süt ne sütlaç, güler buruşuk suratlı.
Uzaktan baktım ak taş gibi, yanına vardım sütlaç gibi.
SON YAZILAR